• slayt
  • slayt
  • slayt
Duyurular



Derneğimizin Olağan Genel Kurulu 27.11.2016 tarihinde saat 18:00'de Palmiye Otel'de yapılacaktır. (11.11.2016)


Şanlıurfa Hava Durumu
Anket
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 0   0
EURO 0   0
       
Özlü Sözler
İstemek "istiyorum" demek değil, harekete geçmektir. (A.Maurrois)
Ne Yapabiliriz?

Bilgi güçtür,  bilgiyi kim elde ederse en güçlü o olur. Kalem Kılıçtan keskindir’’ sözü bunu doğrulamaktadır. Dünya devletlerine bakıldığında eğitime daha çok önem veren ülkelerin, teknoloji, bilim ve sanayide önde olduğu, dünyayı yönettiği görülmektedir.

         Bilginin küresel düzeyde yayılması, beraberinde bilgiye dayalı ekonomik bir süreç başlatmış, bu süreç gelişmiş ülkelere üstünlük sağlarken, gelişmekte olan ülkeler için de çeşitli engeller meydana getirmiş ve getirmektedir. Dünyada hızla yayılan hak ve özgürlüklerin temelinde eğitim olduğu görülmektedir. Bütün dünya, özelikle gelişmemiş veya gelişmekte olan ülkeler bir kez daha tarihin en önemli süreçlerinden birini yaşamaktadır.

      Hiç kimse ne zaman, ne olacağını bilmese de olayların sonuçlarını tahmin edebilmektedir. Yeni bir toplumsal düzenin oluşması için gerekli düşünceler ve amaca yönelik eğitimler, yenilik ve yapıcılığı teşvik etmeyi de vurgular. Öğrencilere mevcut değerlerle birlikte yeni değerlerin öğretilmesi, yapıcılığın teşvik edilmesi ve toplumsal hareketliliğin hız kazanması;  toplumsal düzenin yeni görüşler ve değerler etrafında değişmesini sağlamaktadır. Topluma liderlik yapan onu sürükleyen gençlik ve eğitimdir. Değişim eğitimle ve gençlerle sürekli alternatif yollar bulur. Hiçbir şey gibi güç de bu güne kadar değişime direnememiştir. Yakın zamanda Arap ülkelerinde yaşanan politik ve toplumsal değişimler bize şunu kanıtlamıştır ki: Hâkim güçler ne kadar direnirse dirensin eğer değişim halk ile birlikte yapılmamışsa değişimi okuyamama gibi bir sıkıntı varsa, orada ayakta durmak imkânsızdır.

   Sürekli eğitim, toplumda değişen ve gelişen ülkelerin dünya dengelerin içerisinde yerini almasını sağlar. Peygamber Efendimizin (s.a.v); Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz. ’’ hadis-i şerifinde bu devamlılığı dile getirmiştir. Üç kıtaya hükmeden koca bir imparatorluğun yıkılışında eğitim ile birlikte değişim ve dönüşüm fark edilmeğinde veya tabiri caiz ise zamana ayak uyduramadığında yeni genç bir cumhuriyetin doğuşu büyük değişimleri gerekli kılmıştır. Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir.” sözü bilimin insan hayatında tek yol gösterici olması gerektiğini göstermiştir. Mustafa Kemal Atatürk değişime en uygun hedef kitlenin çocuklar ve gençler olduğu bilinci ile devrimlere başlamıştır. Eğitimin değişmesini en önemli etken olarak görmüştür. Bu yüzden Harf Devrimi yapmış,  Tevhid-i Tedrisat Kanununu çıkarmış, toplumun hayat felsefesini değiştiren köklü reformlar yapmıştır.

    Katıldığım bir seminerde dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK, Dünyanın 3K tarafından yönetildiğini, bunların; kas, kasa ve kafa” olduğunu belirti. Kas ciddi olarak günümüz şartlarında geçerliliğini kaybetti. Kasa herkeste bulunan bir şey değildir; fakat kafanın geleceğimiz olan gençleri donanımlı yetiştirmekle ilgili olduğunu, bu durumda da kasanın kendiliğinden geleceğini ifade etti. Kafa yani bilgi unsurunun ne kadar önemli olduğu büyük ve güçlü devletlerin eğitim yapısını ve insana verdiği önemden anlayabiliriz. Amerika’yı güçlü yapan unsurlar; eğitime verdiği önem ve beyin göçüdür. Amerika’daki başarı ve gelişmişliğin sırrı; dünyanın neresinde olursa olsun; dili, dini ve ırkı ayırt etmeksizin zeki ve çalışkan insanları nüfusuna katmasıdır.

      1984 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanlık makamında rahmetli Turgut Özal bulunmaktaydı. Aynı dönemin Milli Eğitim Bakanı ise Sayın Vehbi Dinçerler’di. Ülkesinin geleceği adına çözüm yolları araştıran Turgut Özal, eğitim konusunda da Japon pedagoglara bir araştırma yaptırmak ister ve ülkemize davet eder. Alanında uzman olan heyet, Türkiye'de incelemelerde bulunduktan sonra, bizim bürokratlarla bir toplantı yapar. Bir ara söz, çocuklarda "millî şuur" ve eğitimde başarılı olmanın yolları veya başarısızlık nedenlerine gelir. Japon heyetin yetkilisi, "Çocuklarımız ilkokul çağına gelmeden önce onlara bazı 'şok testler' uyguluyoruz. Mesela uçak hızında giden trenlere bindiriyoruz. Çok katlı yollardan geçiriyoruz. İleri teknoloji üreten tesisleri gezdiriyoruz. Gördükleri gelişmişlik karşısında çocuklarımız şok oluyorlar. İlk şoktan sonra onları, Hiroşima'ya götürürüz. Dehşeti, gözleriyle görüp yaşarlar. Bomba atıldığından beri hiçbir bitkinin yetişmediği alanları gezdiriyoruz. Ondan sonra karşımıza alıyoruz, 'Eğer siz yeteri kadar çalışmaz, diğer devletleri geçmezseniz, vatanınız işte böyle bombalanır, anneleriniz babalarınız bu şekilde öldürülür. Toprağınızda bir çiçek bile yetişmez deriz." Bunun üzerine bizim heyetin başındaki bürokrat, "İyi ama bizim Hiroşima'mız, Nagazaki'miz yok ki" dediğinde, Japon heyetinin başındaki tebessüm ederek, konuşmasını şöyle sürdürür: "Ama Çanakkale'niz var! Çanakkale, bizimkilerden çok daha çarpıcı bir örnek. O bölge, çocuklarınıza ve gençlerinize millî şuur kazandırmak için tam bir laboratuvardır. Öğrencilerinizi kafileler halinde Çanakkale'ye götürüp gezdirin ve iki yüz elli bin şehidinizin hikâyesini anlatın. Yeterince çalışmazlarsa, başlarına bugün de benzer şeylerin gelebileceğini söyleyin. "der.  Bu düşünceyi birkaç yıldır hayatta geçiren Gaziantep ilimizin Şahinbey Belediye Başkanı Sayın Mehmet Tahmazoğlu “Gaziler Diyarından Şehitler Diyarına. ’’projesi ile her yıl yaklaşık olarak 20 bin öğrenciyi kafileler halinde uçakla Çanakkale'ye götürüp gezdirdiği için teşekkür ediyorum. “Gaziler Diyarından, Şehitler Diyarına” projesiyle bugüne kadar aralarında öğrencilerin de bulunduğu 144 bin 665 kişiyi ecdadıyla buluşturan Şahinbey Belediyesi gazi torunlarını ecdadıyla buluşturmaya devam ediyor.  İnşallah ülkemizdeki bütün çocuk ve gençlerimize Çanakkale'yi görüp gezmek nasip olur.

      Dünyada süper güçlerin dayanağının eğitim olduğunu Japonya ve Amerika örneklerinde görmekteyiz. Eğitime önem vermeden, eğitim sorunlarına çözüm bulmadan gelişmiş ve kalkınmış bir ülke olamayız. Büyük ülke olmanın temelinde, bir tarafta sistemli araştırma ve geliştirme çabaları, diğer tarafta bilgi sektörünün istihdamdaki payının giderek artması yatmaktadır. Mevcut yönetimler kendi varlıklarını devam ettirmek için eğitimi toplumun menfaatine barış ve kardeşlik doğrultusunda yönlendirmeleri doğru olur. Güçlü devlet kavramı topluma uygun, manevi kültürle yoğrulmuş, toplumdaki sistemleri sorgulayan, yeniliklere açık, pozitif eleştiri kabiliyeti gelişmiş, aksaklıkları zamanında fark ederek çözüm yolları üreten, özüne bağlı, geleneklerine saygılı, özgür nesiller yetiştirmekle olur.



Mehmet Emin Erdem
Okunma Sayısı: 493


3.239.95.36








YAZARIN DİĞER YAZILARI

Başkan'ın Mesajı
Aidat Borcu Sorgulama
Son Ziyaretçi Yorumları
Ahmet Güneş
ŞANLIDER bugün Gaziantep'teki tüm Urfalıları temsil etmesi ve kentin en üst noktasında kendisini ispatlamasıyla büyük ve güçlü bir kurum olduğunu göstermiştir. Yaptığınız çalışmalar için hepinize teşekkür ediyorum. Allah yardımcınız olsun, yolunuzu açık etsin.

sabri sayan
Bugün 16 Mart halepçe katliamının yıl dönümü. Geçmişteki ve günümüzdeki ZALİMLERİ lanetliyorum. Mazlum, masum Kürt halkının başı bir kez daha sağolsun.'ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM'ne güzel demiş Üstad Bediüzzaman

orhan akdeniz
Kendisine hayrı olmayan kimsenin başkasına hayrı olmaz. İnsan kendisi için hayır işlemez, kendisine iyilik yapmazsa, insanlar da ona hayır ve iyilik yapmaz.bırbırımızden yardımlarımızı eksık etmemız ümidi ile...Orhan AKENİZ


Tüm ziyaretçi yorumları için tıklayınız.
Günlük Gazeteler

Şanlıder Gaziantep Şanlıurfalılar Kültür Dayanışma Ve Yardımlaşma Derneği

© Copyright 2019  V4.1 Tüm Hakları Saklıdır. Dernek Sitesi | Köy Sitesi


Top